Hazırlık sınıfı öğrencileri Kaynaştırma Günleri kapsamında iki günlerini Büyükada’da geçirdiler. Hazırlık A ve B sınıfı öğrencileri geziyi anlatıyorlar.
Yolculuğumuz ve Otel
“Perşembe günü her zamanki gibi ilk iki dersi işledik ama üçüncü derste bahçedeki servislere binip Kabataş İskelesi’ne gittik. Serviste fazla kalmadık çünkü okulumuz vapur iskelesine fazla uzak değil. Biraz bekledikten sonra vapur geldi, kapıları açtılar ve gemiye bindik. Sınıfça geminin ön tarafına oturduk. Gemi önce Kadıköy iskelesinde gemi durdu daha sonra adalara kadar aralıksız devam etti. Yolumuz uzundu, Büyükada’ya gelmeyi beklerken bazılarımız oyun oynadı, bazılarımız sohbet etti. Büyükada’ya gelince ilk işimiz meydandaki otelimize gitmek oldu. Otel gayet güzeldi. Odalarımıza yerleştik. Ardından aşağıya indik. Oyun için gruplarımız belirlendi. Gruplarımızla oyunları bitirip otele döndük. Otelde yemek yedikten sonra odalarımıza gittik ve dinlendik.”
Can, Dağhan et Emir – Haz A
Eren, Uras, Can – Haz B
Oyunumuz
“Oyuna başlarken herkes görevlere ayrıldı. Her grupta bir kaptan, bir haritacı, bir fotoğrafçı, birkaç çöp toplayan kişi ve bir Fransızca yazılan yönergeli biri vardı. Çöp toplayanların görevleri çok önemliydi çünkü oyunun sonunda en fazla toplayan grup fazladan puan alıyordu. İlk gidilmesi gereken Atatürk heykeline bir daire çizerek ulaştık. İkinci etap, “Bu sokakta mangal yapmak yasaktır”tabelasını bulmaktı, oraya ulaşmak için baya yürüdük ve o sokak ormanın içinden geçiyordu. Orada üç küçük oyun oynadık ve bunlar: “İsim, hayvan, sıfat”, boş harfleri doldurmak ve taklitleri tahmin etmekti. Tabii bunlar Fransızcaydı. Sonraki etap Eski Rum Yetimhanesi’ne gitmekti. Oraya ulaşmak için yine yokuş çıkmak zorundaydık ve ormanda bazı atlar vardı. Bu şekilde giderek Rum yetimhanesine varmıştık. Çoğu kişinin karnı acıkmıştı ve herkes ıslaktı. Orada bir hikaye yazmamız gerekiyordu ve galiba eski yetimhanenin bize ilham vermesi planlanıyordu. Hikayeyi kişi başı üç cümle yazarak oluşturmamız gerekiyordu. Sırada Milli Eğitim Bakanlığına gitmek vardı. Oraya vardığımızda hafıza ile ilgili iki farklı oyun oynadık.Sondan önceki etapta Vatikan elçiliğine gitmekti ve herkes oraya doğru koşuyordu çünkü ilk varana fazladan puan veriyorlardı. Son olarak, aynı zamanda tekrar, Atatürk heykeline tekrar uğramamız gerekiyordu. Ne yazık ki hava pek iyi olmadığından oyunun sonunda iptal olduğunu öğrenip otele döndük ama burada da bitmiyordu. Son olarak bazı Fransızca Sözcükleri ve sözcük gruplarından oluşan kağıtlardan anlamlı cümleler kurmamız gerekiyordu ve bundan sonra bir dinlenmeyle bu büyük oyun bitmişti.”
Barış, Alp et Almoş – Prép. A
İdil et Emre – Prép. B
Gece Oturumu
“Saat 21.00’da tüm arkadaşlarımız ve öğretlerimizle otelin toplantı odasında buluştuk. Madam Emilie, bize günün erken saatinde verdikleri görevde çektiğimiz fotoğrafların içinden güzel olanları seçerek gösterdi. Daha sonra Mme Emilie bize ’’Le Petit Chaperon Rouge’’(Kırmızı Başlıklı Kız) hikayesini okudu ve hikaye hakkında bir etkinlik yaptık. Bu etkinlikte gruplara ayrılıp, hikayedeki bölümlerden beş tanesini seçerek canlandırdık. Bu canlandırmalar sırasında çok komik anlara şahit olduk ve aynı zamanda bazı arkadaşlarımızın tiyatro konusunda gerçekten yetenekli olduklarını fark ettik. Bu etkinlik bittikten sonra Mme Emilie, Mme Yıldız ve M. Işık Zaz’ın “Je Veux” adlı şarkının sözlerini dağıttılar ve şarkının sözlerinin anlamını öğrendikten sonra şarkıyı önce müzikle daha sonra müziksiz olarak birçok kez söyledik. Bu etkinlikler sırasında hem eğlendik hem de arkadaşlarımızın bilmediğimiz yönlerini öğrenmiş olduk. Daha sonra günün erken saatlerinde yapılan yarışmadaki grupların puanları, sıralamaları ve bir sonraki gün neler yapacağımız açıklandı ve odalarımıza dağıldık.
Ece-İpek Ceren – Prép. A
Selin G et Elif – Prép. B
Bienal Gezimiz
“Adada ağaçlı yolda yürümeye başladık. Adanın tarihi evleri ve köşkleriyle doluydu yürüdüğümüz yol. İnanılmaz güzellikteki evler yol boyunca bize eşlik etti. Büyükada gezimiz kapsamında 14. İstanbul Bienali’in parçası olan Tuzlu Su sergisi beni gerçekten çok etkiledi. Çok da iddialı olmayan bir kapıdan girilen ve biraz da yağmurun etkisiyle zar zor yokuş aşağı inilen giriş, benim açımdan çok etkili bir çalışmadır. Bana göre Bienal görmeye gelenleri en çok etkileyen nokta bu. Eğer karşınıza çıkacak heykelleri bilmiyorsanız; o uzun giriş yolundaki hayaliniz ve en sonunda denize ulaştığınızda karşınıza çıkan büyük ve bembeyaz heykeller olacaktır. Heykellerin mükemmelliğine karşın buraya ulaşmak için kat ettiğiniz yoldaki hayallerinizin yarattığı boşluk ve karşınızdaki Marmara Denizi manzarası görmeye gelenlere şüphesiz güzel bir deneyim yaşatıyor. Sergideki hayvan heykelleri muhteşem görünüyordu. Heykeller organik malzemeden yapılmıştı. Vahşi hayvanların yanı sıra köpek gibi evcil hayvanlarda vardı. Muhteşem bir geziydi.”
Aksu, Neda – Prép. A
Ayşe, Selin A et Serra – Prép. B
“Gezi sayesinde yeni insanlarla tanıştık. Seyahat etmeyi çok seviyoruz. Kendimizi “SP”li hissediyoruz.
Büyükada için Sainte Pulchérie Lisesi’ne ve öğretmenlerine teşekkür ediyoruz.”.
Hazırlık A ve B Sınıfı Öğrencileri
