Sainte Pulchérie Lisesi’nin bir eğitim geleneği haline gelen Kapadokya yolculuğu, bu yıl 20. senesini geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Pera’dan yola çıkıp Anadolu’nun masalsı coğrafyasına uzanan bu köprü, Hazırlık sınıflarımızın heyecanıyla hayat buldu. Fransızca pratiklerinin vadilerle, matematik formüllerinin peri bacalarıyla harmanlandığı bu özel yılda; öğrencilerimiz hem yirmi yıllık bir mirasa ortak oldular hem de kendi unutulmaz anılarını biriktirdiler. İşte 20. yılın kaleminden dökülen Kapadokya günlükleri...
Kapadokya gezimiz bizim için hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim oldu. Konakladığımız Dinler Hotels Ürgüp, bir öğrenci olarak beklentilerimizi büyük ölçüde karşıladı. Otelin ulaşımı oldukça kolaydı ve merkezi bir konumda olduğu için gezilecek yerlere rahatça gidebildik. Odalar yenilenmişti, temiz ve düzenliydi; ayrıca oldukça konforluydu. Yoğun geçen günlerin ardından rahat bir ortamda dinlenebilmek bizim için önemliydi ve bu açıdan otel oldukça iyiydi. Yemekler genel olarak güzeldi. Açık büfede tavuk gibi sık tercih edilen yemeklerin yer alması çoğumuzun damak tadına hitap etti. Ancak kendi düşüncemize göre otel, bazı günleri belirli ülke mutfaklarına ayırsa (örneğin bir gün tamamen İtalyan, bir gün Japon mutfağı gibi) ve o kültüre özgü yemekler sunsa çok daha farklı ve geliştirici bir deneyim sağlayabilir. Böyle bir uygulamanın otelin kalitesini ve çeşitliliğini daha da artıracağını düşünüyoruz.
Gezi boyunca Ihlara Vadisi, Aşk Vadisi ve Beyaz Vadi gibi yerleri gezdik. Bu vadilerde yürüyüş yapmak hem çok keyifliydi hem de Kapadokya’nın doğal güzelliklerini yakından görmemizi sağladı. Aynı zamanda gezdiğimiz yerlerde Kapadokya’nın tarihini öğrenmek, kayalara oyulmuş yapıları görmek bize sanki geçmişe gitmişiz gibi bir his verdi.
Rehberlerimizin Fransızca konuşması da gezinin en güzel yanlarından biriydi. Hem geziler sırasında hem de ziyaret ettiğimiz yerlerde bizimle Fransızca iletişim kurdular. Özellikle bir çömlek atölyesinde, çömlek yapımını bize uygulamalı olarak Fransızca anlatmaları çok öğreticiydi. Bu sayede dilimizi geliştirme fırsatı bulduk.
Ayrıca bu gezi sadece bir gezi değil, aynı zamanda bir eğitim süreciydi. Beş gün boyunca Fransızca, matematik, fen bilimleri ve medeniyet (civilization) dersleri gördük. Özellikle fen dersinde Kapadokya’nın simgesi olan peri bacalarının nasıl oluştuğunu öğrenmek oldukça ilgi çekiciydi; volkanik tüflerin zamanla rüzgar ve su etkisiyle şekillenmesi sonucu ortaya çıkan bu doğal yapıları yerinde görmek, öğrendiklerimizi daha iyi anlamamızı sağladı. Dersleri doğayla iç içe bir ortamda işlemek, öğrenme sürecini çok daha etkili ve keyifli hale getirdi.
Genel olarak bu gezi, hem eğlenip hem öğrenebildiğimiz, farklı bir ortamda kendimizi geliştirdiğimiz ve arkadaşlarımızla birlikte güzel anılar biriktirdiğimiz çok özel bir deneyim oldu; hem Fransızca pratiğimizi geliştirip farklı ortamlarda kullanma fırsatı bulduğumuz, hem Kapadokya’nın eşsiz doğası ve köklü tarihini yakından tanıyarak adeta geçmişle bugün arasında bir yolculuk yaptığımız, hem de akademik anlamda yeni bilgiler öğrenip bunları yerinde gözlemleyerek pekiştirdiğimiz bu süreç, bizim için sadece bir gezi değil aynı zamanda unutulmaz bir öğrenme ve keşif deneyimi haline geldi ve uzun süre hafızamızda yer edecek değerli anılar bıraktı. Bu geziden çok keyif aldık teşekkür ediyoruz.
Emine, Dila ve Duru HAZ.A
Kapadokya’da şu ana kadar birçok yer gezdik. Gezdiğimiz ilk yer Aşk Vadisi idi. Buranın ne kadar büyüleyici olduğunu ilk adım attığımızda anladık. Otobüsten indikten sonra bir süre yürüdük ve ilk olarak gördük ve onların nasıl oluştuğunu öğrendik. Milyonlarca yıl önce volkanık patlamalardan çıkan tüf yerin üstünde yıllarca birikerek bir tabaka oluşturuyor ve yağmur, sel,rüzgar gibi doğa olayları sayesinde aşındırılıyorlar. Bu doğa güzelliklerini ziyaret ettikten sonra asıl yürüyüşümüze başladık. Birçok engebeli ve dar yerlerden
geçtik.Şansımıza hava soğuk değildi bu nedenle gezimizin tadına daha iyi varabildik. Düşündüğümüzden daha uzun süre yürüdük ve yürüyüşümüzün sonunda çok yorulduk ama bu güzel vadiyi görebilme şansımız olduğu için kendimizi şanslı hissediyoruz. Bir sonraki gezimiz yeraltı mağaralarına oldu. Burası sekiz katlı bir yeraltı şehri.Burayı eskiden bu bölgede yaşayan ve istilacı düşmanlardan saklanmak isteyen yerliler tarafından kazılmış. Bir zamanlar bu dar alanda 20 ile 50 bin arasında kişi yaşamış. Burası sekiz katlı olmasına rağmen sadece ilk dört katını gezebildik. Orada yaşamış olan insanlar yaşamaları için gerekli olan her şeyi düşünmüşler. Gezdiğimiz koridorlar çok dardı. Bunun nedeni düşman saldırılarında düşmanların hareket alanını kısıtlamakmış. İnsanların nasıl burada yaşayabildiklerini hala aklımız almıyor. Buradan çıkışta da ailelerimize ve kendimize götürmek için hediyelik eşyalar aldık. Şu ana kadar gerçekten çok keyif aldık ve burayı çok sevdik.
Karin et Berin Haz.B
Kapadokya’dayız. Dersler çok iyiydi. Matematik dersinde sin, tan ve cos çalışıyoruz. Ders çok kolay geçti. İlk gün Ihlara Vadisi’ne gittik. Bütün öğleden sonra yürüdük. Çok yorulduk. Ama mükemmeldi. Atları, tavukları, kazları ve başka hayvanları gördük. Yürüyüşten sonra otele döndük.
Kızıl Vadi’ye gittik. Hava güzel. Yürüyüş yaptık; biraz tehlikeliydi ama hiçbir sorun olmadı. Çömlek atölyesine gittik. İnsanlar çok misafirperver. Kapadokya çok güzel bir şehir.
Defne et Ela Haz.B
Kapadokya’daki konaklamamız sırasında yapılan geziler.
Kapadokya gezimiz, hem öğretici hem de keyifli anılarla dolu unutulmaz bir deneyim oldu. Bu gezi öncesinde, hazırlık C ve D sınıfları olarak Büyükada’ya giderek kısa bir kaynaşma süreci yaşamıştık. Bu sayede birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulmuş olsak da, Kapadokya gezisi çok daha geniş bir grupla gerçekleştiği için yeni insanlarla tanışma imkânı sundu. Kapadokya’da tüm hazırlık öğrencilerini dört farklı gruba ayırdılar: Erciyes, Katpatuka, Ihlara ve Kızılırmak. Gruplar sayesinde daha önce tanışmadığımız kişilerle tanışma ve yakınlaşma fırsatı elde ettik. İlk başta yabancılık çeksek de, birlikte geçirilen zamanla bu durum yerini samimiyete bıraktı. Gezinin ilk günü, la ville souterraine de Cappadoce ve la Vallée Blanche ziyaret edildi. Yeraltı şehrinde geçmiş uygarlıkların yaşam koşullarını öğrenirken, Beyaz Vadi’de doğanın eşsiz güzelliklerini keşfettik. Rehberimiz sayesinde bölgenin tarihi ve coğrafi özellikleri hakkında birçok yeni bilgi edindik. İkinci gün ise la Vallée d’Ihlara, la Vallée des Épées, les Vallées Rose et Rouge gezildi. Bu vadilerde yaptığımız yürüyüşler zaman zaman yorucu olsa da, manzaralar tüm yorgunluğumuzu unutturdu. Kapadokya’daki konaklamamız boyunca yaptığımız bu geziler, hem kültürel açıdan gelişmemizi sağladı hem de arkadaşlık ilişkilerimizi güçlendirir. Yorucu ama bir o kadar da eğlenceli geçen bu süreç, hepimiz için unutulmaz bir deneyim olarak hafızalarımızda yer etti.
Eyşan – Ada – Bade Haz.C
Akşam etkinlikler
Sainte Pulchérie Lisesi öğrencileri 30 Mart 2026’da Kapadokya’ya geldi. Burası Ürgüp’te. Dinler Otel’de kalıyoruz. Sabahları kahvaltı var. Kahvaltıdan sonra Fransızca, matematik, fen ve medeniyet dersleri oluyor. Dersler ilginç ve bazen eğlenceli.
Öğleden sonra yemek yiyoruz, yürüyüş için hazırlanıyoruz ve vadilere gidiyoruz. Çok yürüyoruz ve çok güzel manzaralar keşfediyoruz. Saat neredeyse 19.00’da geri dönüyoruz. Sonrasında yemek yiyoruz ve akşam etkinliklerine başlıyoruz. Bunlar eğitici aktiviteler ama aynı zamanda eğlenceli. Arkadaşlarla, öğretmenlerle vb. birlikte akşam etkinlikleri yapabiliyoruz. Örneğin şu anda yazmakta olduğumuz bu metin de bir akşam etkinliğidir. Unutmayın, bu etkinlikleri akşam yapıyoruz. Bu, birlikte paylaşmak ve öğrenmek için keyifli bir zamandır.
Bugün 31 Mart ve Alp Dora’nın doğum günü. İlginiz için teşekkür ederim.
Alp Dora, Beren, Berken Vedat Haz.D
Bu gezinin 20. yılında, bizlere uzun yıllardır destek veren iş ortaklarımız Ekwo Turizm ve Ürgüp Dinler Otel’e teşekkürlerimizi sunarız.
