Kapat
Arama yapmak için en az bir kelime giriniz.
Başa dön

"En son sahneye çıkıp alkışlandığında, işte bak yapabiliyorsun dediğinde; o zaman anlıyorsun, istediğinde neden olmasın!"

Fakülteden Canlı: Mezunumuz İlayda Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde

2016 mezunlarımızdan İlayda Yavuz, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Lise yıllarında Tiyatro Kulübü'nde kendini bulan İlayda, "neden olmasın?" der ve tıp okumak için kollarını sıvar. İlayda, bu süreçle birlikte üniversite hayatını bizlerle bu röportajda paylaşıyor.

2016 mezunlarımızdan İlayda Yavuz, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Lise yıllarında Tiyatro Kulübü'nde kendini bulan İlayda, "neden olmasın?" der ve tıp okumak için kollarını sıvar. İlayda, bu süreçle birlikte üniversite hayatını bizlerle bu röportajda paylaşıyor.

Tıp öğrencisi olmadan önce, lisede nasıl bir süreç geçirdin?

Liseye başladığımda kariyer planım yoktu ve içine kapanık biriydim. Sonra Mme Berna, matematik öğretmenimiz, bana tiyatro yapmamı önerdi. Kendime güvenmiyordum; ama tiyatroyu denemek istiyordum. Üç sene boyunca Fransızca Tiyatro Kulübü’nde yer aldım. Sahnede olmayı çok sevdiğimi gördüm. Bu da bende özgüven oluşturdu. Bu özgüvenimle bir yerlere gelebileceğimi gösterdi, tiyatro. Hatta 10. sınıfın sonuna kadar tiyatro okumak istiyordum. 

Tiyatro deneyiminden sonra seçimin nasıl sağlık sektörüne evrildi?

Ülkenin ekonomik şartlarından dolayı biraz. Babam doktor, annem tekstil ile uğraşıyor. Önceleri önyargılıydım; sağlık sektöründe olmak, çok istediğim bir şey değildi. Sonra, babamın manevi yönden tatmin oluşundan etkilenmeye başladım. Türkiye’de kalarak elimdeki fırsatları değerlendirmem gerekiyorsa, ben bu yola girebilirim dedim. Lise sürecinde bana en çok şu aşılandı: Akademik yönü her lise verebilir; ama sanat aracılığıyla Sainte Pulchérie Lisesi, özgüven de verir. Sen, sahnede olmak istiyorsan, olabilirsin; hastanede doktor olmak istiyorsan, olabilirsin. İşte ben de, 11. sınıfta böyle bir yola girdim. 

Üniversite hayatının ilk günleri nasıl geçti; endişelerin veya korkuların nelerdi?

İlk sene çok zordu. Bizim dönemden herkes, yurt dışını tercih etmişti. Etrafımda sadece akademik hırsı olan insanlar vardı. Lisede, akademik yönden iyi bir öğrenci değildim. İşte sanata; fotoğraf çekmek, tiyatro yapmak, edebiyat derslerinde kitaplar okumak, resim… bunlara kayıyordum biraz. Hem dinlenebildiğim hem de kendimi geliştirebileceğim bir alandı, sanat. Tıpta ise akademik yönün çok kuvvetli olması gerekiyordu. Bu konuda biraz zorlandım. Yine de motivasyonum vardı. İnsanları fiziksel olarak iyileştireceğim; ama çevreme de ruhen iyi geleceğim ve eksik yönlerimi geliştireceğim diye. Hep bu motivasyona tutundum. Şu an çok mutluyum. 

Pandemi sürecinde dersler nasıl ilerliyor?

Tıp, tabii ki pratiğe dayanan bir meslek olduğu için ilk pandemi döneminde hepimiz çok zorlandık. Dersler birden online sürece geçti. Biraz afalladık. Tüm gün oturduğumuz yerden bilgisayara bakmaya alışık değiliz. Lisedeyken de dikkatim hemen dağılırdı. Hep en ön sıraya oturtulan kişiydim:) Şu an eğitimlere hala evde devam ediyoruz. Pratik yapmamız gereken her şey ertelendi. Sürekli teoriden ilerliyor. Bu dönemde yakınmıyorum; sonuçta dünya durdu. “Maksimum nasıl yararlanabiliriz?”i iyi uyguladığı için de, üniversitemden şikayetçi değilim. 

Ayrıca eğitimle ilgili başka neler yapıyorsun?

Bu sene çok büyük bir nöroloji araştırması başlatıldı okulumuzda. Ben de bu araştırma grubunda yer alıyorum. Sainte Pulchérie, bireysel olarak gelişmemizi isteyen bir liseydi. Bu çalışmaya dahil olmam da biraz bununla ilgili. Neden bu kadar zorlanıyorum dediğim zamanlarda; hemen kişisel gelişim kitaplarına, psikiyatri, psikoloji konulu kitaplara sarılırdım. Şimdi de, araştırma grubunda yer alarak kendimi ilerletebileceğim bir fırsat buldum. 

SP lisesi öğrencilerine bir mesajın var mı?

Lise yıllarında yaşadığım her şey için, iyi ki diyorum. İyi ki üzüldüm, iyi ki sevindim, iyi ki bu lisede bana fırsatlar tanındı; çünkü bugün olduğum insanda, lisemin çok büyük bir payı var. En son sahneye çıkıp alkışlandığında, işte bak yapabiliyorsun dediğinde; o zaman anlıyorsun, istediğinde neden olmasın! Umarım hep “iyi ki” deme fırsatları olur…

İlayda’ya teşekkür ediyor ve ona hayatında başarılar diliyoruz. 

yazıyı paylaş
X