Antakya, Adana, Mersin ve Tarsus’u kapsayan eğitim gezimizin birinci gününde Antakya’daydık, çok değişik yerler gördük, çok önemli bilgiler edindik.
Antakya gezimizin birinci gününde saat 7’de havaalanında buluştuk, uçağımıza bindik ve 1 saat 10 dakika sonra Adana havaalanındaydık.
Rehberimiz Levent Bey bizi karşıladı ve Antakya’ya gitmek için otobüsümüze bindik.
11.yy’dan kalmış olan Yılanı Kale’yi geçtikten sonra mola verdik, gözlemelerimizi yedik ve yola devam ettik.
Belen’de Amik Ovasına karşı fotoğraflar çektik ve Antakya’ya gitmek üzere yola devam ettik.
Antakya’ya geldiğimizde Harbiye Şelaleleri’ne karşı leziz bir öğlen yemeği yedik.
Yemek sonrası dünyanın en büyük üç mozaik müzesinden biri olan Antakya Arkeoloji Müzesini ziyaret ettik. Orada 3.yy’dan kalma bir lahit, mozaikler, eski paralar gördük. Rehberimiz mozaiklerdeki mitolojik hikayeleri bize anlattı.
Daha sonra çeşitli kültürlerin ve dinlerin iç içe yaşadğı Antakya’da bulunan Katolik, Ortodoks, Protestan, Yahudi ve Mülümanlara ait olan ibadethaneleri ziyaret ettik. Şam Ortodoks Kilisesine bağlı Arap Ortodoks Kilisesini ziyaret edip kuruluşu ve cemaati hakkında bilgi aldık: Bu kilise Antakya şehir merkezinde en kalabalık cemaati olan kilisedir. Protestan kilisesi Güney Koreliler tarafından yapılmıştır, Antakya’da yerli cemaati olmadığı için haftada bir Güney Kore’den gelen ziyaretçiler burada ayin yapmaktadırlar. Türk Katolik Kilisesine bağlı 60 aile vardır. Sinagog, şu anda çok az cemaati kaldığı için kapalı durumdadır. Gezdiğimiz camiye ismini veren Habib-i Neccar bir Hristiyan azizidir.
Uzun çarşıyı gezdikten ve alışveriş yaptıktan sonra otelde akşam yemeğimizi yedik ve istirahate çekildik.
Rengin-Ekin(L3 A)/Sim(L3 C)
