“... Gerçekten çok farklı hissettim ve sahip olduklarıma şükür etmeyi öğrendim…” dedi öğrencilerimiz, Neden mi ? Evet, Sainte Pulchérie Fransız Lisesi olarak, “Aydın Zihniyetler için Kucak Dolusu Kitap”’ projesi kapsamında, 17. ve 18. kütüphanelerimizi açmak üzere 17 ve 18 Nİsan tarihlerinde Elazığ’ın köylerine bir yolculuk gerçekleştirdik..
“Orda bir köy var uzakta gitmesek de görmesek de…” dese de şarkının sözleri, biz o köylerimize gittik, gördük, yaşadık, paylaştık ve kaynaştık, ülkemizin coğrafyasını ve insanlarını adeta sarıp sarmalayıp yürekten kucaklayarak…. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuşcasına sıcak bir içtenlikle, sanki aynı vatan toprağında bambaşka dünyaları keşfediyormuşcasına şaşırtıcı ve an anda hüzün verici duyguları bir arada yaşayarak….
Gelin bu paylaşımı yaşamış olan öğrencilerimizin duygularını sizlere aktaralım….
İşte sorularımıza verdikleri cevaplar ;
Elazığ doğası ve karşılaması beni çok mutlu etti, proje boyunca pek şendim. Çok sıcak karşılandık ve ilgi gördük. Üstelik Kovancılarda yapılan yemekler de şahaneydi. Yusuf Can ve Ahmet adlı iki genç arkadaşımızla Galatasaraylı olmam sayesinde dost olduk, beni ve arkadaşlarımı ovalara doğru götürdüler, kayalara oturduk sohbet ettik. Sonra bir de Meybuz yedik. Bir arkadaşımızı, benzetmiş olacaklar ki Harry Potter diyerek çağırmakta ısrarcıydılar…. Telefon numaralarımızı verdik birbirimize, o iletişim hiç kopmasın diye…..
Okullarda kitaplarımızı ortak bir heyecan ve merakla hep birlikte raflara yerleştirdikten sonra kaynaşarak o unutulmaz paylaşım anlarımız başladı. Onlara önerilerde bulunduk ve okumaktan hoşlandıkları eserleri keşfettik. Artık birbirimizi tanımaya ve beraber vakit geçirmeye başladık. Öğrenciler çok heyecanlılardı hepsiyle ayrı ayrı tanıştık. Öğrenciler bizi kollarını ve kalplerini açarak karşıladılar ve onların sıcaklığıyla hemen sohbete daldık.
Öğrenciler çok kibardı, hepsi bizi çok iyi ağırladı, çok iyi anlaştık. Çok güzel, eğlenceli ve keyifli vakitler geçirdik, tanıştık, kaynaştık, sohbet ettik, oyunlar oynadık, üstelik bir de onlara Fransızca öğrettik, öyle çabuk ve güzel öğrendiler ki… Tüm öğrencilerin çok sağlam bir sorumluluk anlayışı vardı.
Farklı kesimlerdeki insanlarla tanışmak güzel bir deneyimdi.
Çok farklı ve faydalı hissettim kendimi…. Farklı bir duyguydu……
Hayatlarımızın ne kadar farklı olduğunu ve koşulların yarattığı farklılıkları öğrendik. Sohbetimiz boyunca biz onları tanıdık, onlar bizi tanıdı ve coğrafi uzaklıklarımıza rağmen yakınlaştık ve bir bağ kurduk.
Şehir ortamında bulamadığım bir samimiyetle köy ortamında kendimi hiç olmadığım kadar mutlu hissettim. Farklılıklarımız inkar edilemeyecek kadar büyüktü ve hem fırsatlarımı hem de eksikliklerimi fark etmemi sağladılar.
Beni en çok şaşırtan şey, öğrencilerin genç yaşlarına rağmen gösterdikleri olgunluktu. Yaşam koşulları nedeniyle küçük yaşta büyümeye ve bazı şeyleri yapmaya başladıklarını kendi ağızlarından duymak beni kelimelerin ötesinde şaşırttı.
Çok duygulandık ve huzurluydu, bizden farklı insanlarla konuşmak hepimize iyi geldi.
Oradaki insanlarla hayatlarımızın farkı bizi şaşırttı ve kesinlikle çevremizde anlatacak paylaşacak birçok gözlemimiz oldu.
Çok güzeldi çünkü daha önce tanıklık ettiğim hiç bir yaşama benzemiyordu. Çok neşelilerdi ve hayat doluydular.
Çocuklarla bu kadar çabuk samimi olabilmeyi beklemiyordum. Etrafı ve çevre bu kadar çabuk uyum sağlamayı, çocukların eğitim aldığı şartları, köyde sıcak karşılanmayı … bunların hiçbirini beklemiyordum.
Çocuklarla buluşmak, oynamak ve konuşmak gerçekten eğlenceliydi, beraber parka gittik tepenin eteklerinde dolaştık, çiçek topladık, koyun sevdik … her biri benim için unutulmaz bir anı olarak anılarıma kazındı.
Ve, Gerçekten çok farklı hissettim ve sahip olduklarıma şükür etmeyi öğrendim. Bizi gördüklerinde çok sevinmişlerdi. Hepimizi çok güzel bulmuşlardı ve hep bizimle vakit geçirmek istiyorlardı gerçekten çok farklı bir duyguydu iyi ki gitmişim !!!!
Elazığ’a gidip de Harput Kalesini görmeden gelmek olmaz dediler, Harput kalesine gittik, etkileyiciydi, düşündürücüydü ve anlamlıydı…
Elazığ’da cesedi çürümeyen Arap Baba’nın türbesinin bulunduğunu öğrenince çok şaşırdık ve ziyaret ettik… O da ayrı bir öğreti oldu bizim için…
Elazığ’ın doğa harikalarından kültürüne çocukların o hayat neşesine kadar her şeye hayran kaldım ve bayıldım. Elazığ’dan hiç ayrılmak istemedim.
Biz ayrılırken çok ağladılar, benim çok içime dokunmuştu, ne yalan söyleyeyim bizde ağladık…
BU PROJEDE GÖNÜLLÜLÜKLE YER ALAN TÜM ÖĞRENCİLERİMİZE YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUZ !!!
