GeMUN Konferansı tüm hızıyla sürerken, öğrencilerimiz her gün daha çok uyum sağlayarak ilerliyorlar, komitelerindeki çalışmalara istekle katılıyorlar ve çözüm önerilerinde etkili oluyorlar. Bu onlar ve okulumuz adına çok sevindirici.
İki öğrencimiz bu şehirdeki izlenimlerini aktarıyorlar…
“Daha üçüncü günümüz ama biz çoktan buraya alıştık bile! Her gün yeni bir yer görüp, yeni yemekler yiyip, farklı insanlarla tanışıyor ve italyanca yeni kelimeler öğreniyoruz. İlk günlerde tek cümlemiz ’’no italiano!!’’ olsa da şimdi market alışverişini bile sorunsuz halledebiliyoruz. Bugün kendimizi Fransız-İtalyan aksanıyla konuşurken bulduk, gerçekten komik oluyor. Örneğin, ’’grazie’’ (bizim deyimimizle graattsii), ’’scusi’’ gibi burada hayatımızı kurtaran yeni kelimelerimiz var!
Komitelerimizde ne kadar yorulsak da akşamları yediğimiz mükemmel yemekler ve tatlılar inanın bütün bu yorgunluğumuzu alıyor. Özellikle Cenova’nın şu meşhur pesto sosu gerçekten denemeye değerdi. Fakat sanırız Sarp arkadaşımız için pek uygun bir tat değildi çünkü saatlerce ’’peeesto beni mahvetti’’ diye söylenip durdu.
Bugün ayrıca Palazzo Ducale’de sergilenen “Van Gogh e il viaggio di Gauguin” sergisini gezdik. Birbirinden meşhur ve harika tablolarla aynı odada olmak çok keyif vericiydi. Palazzo Ducale’nin dört duvarını ve tavanını kaplayan büyüleyici Meryem ve melek resimleri gerçekten bizi farklı bir dünyada olduğumuza inandırdı. Neredeyse bütün günlerimiz bu muhteşem binada geçtiğinden, akşamları otele döndüğümüzde yorgunluktan gözlerimiz kapandığında kafamızda canlandırdığımız ilk şey o figürler oluyor.
Yarın konferansın son günü ve şimdiden içimizi bir hüzün kapladı. Henüz İtalya’yı ve bu minik şehri bırakmaya hazır değiliz…”
Sude Kaçar L2 A – Ece Su Soy L2A
