Kapat
Arama yapmak için en az bir kelime giriniz.
Başa dön

Dün Sosyal Dayanışma ve Gezi Eğitsel Ders öğrencileri olarak Pera Müzesi’ni ziyaret ettik.5.ve 4. katlarda Kurosowa’nın “Desenler” isimli sergisi yer almakta. Dünya sinemasının önde gelen ustalarından Akira Kurosowa’nın sıradışı 87 yapıtından oluşan sergi, yönetmen desenler aracılığıyla düşlediği filmlerini tanıtırken farklı bir yeteneğini de keşfetme olanağı sunuyor.

Japon kültüründen olduğu kadar batı kültüründen, özellikle de Avrupa sanatının Van Gogh, Cezanne ve Chagall gibi büyük ustalarından etkilenen yönetmen, Uzakdoğu ve batı arasında bir köprü oluşturarak sanatseverleri, eşsiz imgelerden oluşan dünyasında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Ran, Kagemusha, Yume, Madadayo ve Umi Wa Miteita filmlerini sahne sahne betimleyen storyboard’lardan seçilen desenler, usta yönetmenin dışavurumcu yanını vurgularken, yapıtlarının sanatsal değerini de gözler önüne sermekte.

3.Katta “Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Lisesi’ne” -Ressamlar isimli sergi yer alıyor. 1 Eylül 1868’de Sultan Abdülaziz’in emri ile açılan ve yeniden düzenlenen, devlet kurumlarına bürokrat yetiştirmeyi amaçlayan Mekteb-i Sultani’de dünya siyasetine ve Batı kültürüne vakıf bir eğitim programı düşünülmüş, bu amaçla kunulmuş derslerin etkisiyle, Osmanlı döneminin Mekteb-i Sultani’sinden Cumhuriyet yıllarının Galatasay Lisesi’ne, öğrenciler arasından önemli sanatçılar çıkmıştır.Serginin başlıca amacı,1868-1968 yılları arasında, yüzyıllık bir zaman diliminde, kaliteden ödün vermeyen bir eğitim anlayışına, kuşaklar boyunca devam eden bir sanat sevgisine ve bu sevginin nasıl bir profesyonelliğe dönüştüğüne dikkat çekmektir. Galatarasaylı sanatçıların yapıtlarının Istanbul, Paris arasında yaşana etkileşimi vurgulamak amacıyla olabildiğince Istanbul’dan ve Paris’ten izlenimlere yer verilmiş.

2.Katta 17.yüzyıldan 20.yüzyıl başlarına kadar Osmanlı’da gündelik yaşam ve Istanbul manzaralarının sergilendiği “Düşlerin Kenti: Istanbul” bulunmakta. Görkemli imparatorlukların başkenti Istanbul, antik çağlardan bu yana daima ilgi odağı olmuştur. Rönesans’la birlikte Doğu’yu betimlemek isteyen sanatçılar çeşitli nedenlerle bu kente gelmiş, topoğrafyasını belgelemiş, eserlerinde kentin insanını yansıtmışlardır. Coğrafi konumu ve Batı’yla olan siyasal, ticari ve kültürel ilişkileri, Osmanlı başkenti Istanbul’u Avrupalı sanatçıların en çok resimlediği bir kent haline getirmiştir. Bu kent, 19.yüzyılda batılı gezgin ve sanatçıların çıktığı romantik doğu yolculuğunun en önemli duraklarından biri olmuş, onu betimleyen resimler Avrupa’da en çok aranan sanat yapıtları arasına katılmıştır.

2.Katta Kütahya Çini ve Seramik Sanatı eserleri sergilenmekte. Osmanlı döneminde İznik’ten sonra en önemli seramik üretim merkezi olan Kütahya, çevresindeki zengin kil yatakları nedeniyle Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de yoğun biçimde seramik üretimine sahne olmuş, bu sanatı geleneksel yöntemleriyle günümüze dek yaşatmakta olan bir kenttir. Kütahya Çini ve Seramik Sanatı gelişim çizgisinin, ayrıntılı bir biçimde izlenmesine olanak veren bu sergide bir araya getirilen yapıtlar, hem koleksiyonun yapısı, hem de Kütahya Çiniciliği konusunda genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmış, sınırlı bir seçkinin parçalarıdır.

daha fazla+
yazıyı paylaş
X