Kapat
Arama yapmak için en az bir kelime giriniz.
Başa dön

Hazırlık C ve D Sınıfları Kapadokya’da Güzel Maceralar Yaşıyorlar

Hazırlık C ve D sınıfı öğrencileri Kapadokya’da ilk günlerini anlatıyorlar. Bütün hazırlık sınıfı öğrencilerini doğa, fen, uygarlık tarihi, matematik ve Fransızca’yla buluşturan bir gezi.

“Hazırlık C olarak bugün rehberimiz Umut Abi ile Göreme Müzesi’ne gittik. Müzeye giderken otobüste bize Göreme Müzesi hakkında ve tarihle ilgili bilgiler verdi. Araçtan indikten sonra bölge hakkında ve kiliselerle ilgili daha detaylı bilgiler anlattı ve örnekler verdi. Bu bilgilere dayanarak bir oyun oynadık, aynı zamanda da müzeyi gezdik. Oyunumuzun amacı, yirmi dakikada bize verilen bilgileri kullanarak kiliseleri gezmek ve bulmamız istenilen kiliselerin adını not almaktı. Gezi rehberimizden öğrendiğimize göre, Kapadokya’nın geçirdiği türlü dönemlere göre kiliseler değişime uğramış, resimler yapılmıştı. İbadet etmeye izin verilmeyen dönemlerde kiliselerdeki resimler kazınmış; aynı zamanda, anlaşmak için işaretler bulunmuş, hatta bir dönemde insanların gizlice ibadet edebilmesi için kiliseler saklanılmıştı. Arkasından, yeni rehberimiz Ahmet Abi ile Kızıl Vadi’yi ziyaret ettik. Üç metrelik yürüme yolunda, Kızıl Vadi’ye adını veren kırmızı, yeşil, sarı, hatta üç farklı rengi olan peri bacalarını gördük, neden böyle olduklarını ve nasıl oluştuklarını öğrendik. Madame Işıl ve Madame Stella eşliğinde dağa tırmandık, manzaranın resmini çektik ve Monsieur Stéphane’ın yol göstermesiyle sınıfça bir mağaradan geçip servisimize doğru yol aldık. Bu süreçte, bol bol öğretmenlerimizle ve kendi aramızda Fransızca konuştuk, yeni kelimeler öğrendik ve öğrendiklerimizi pekiştirerek Fransızcamızı geliştirdik. Elbette, bu kadar çalışmanın karşılığı yok değildi. Gezi sonunda rehberlerimizin sorduğu sorular karşılığında doğru cevap verenler, her soru için birer madalya aldılar. Bu madalyalar, ileride oynayacağımız büyük oyun için bize bir avantaj sağlayacaktı.”

Selin – Ezgi – Pınar – Eylül

Hazırlık D:

“Otele geldiğimiz akşam, odalara yerleştikten sonra, öğretmenlerin yönergesine göre “Petite Disco” adındaki salona gittik. Mme. Işıl burada bize uymamız gereken kuralları ve haftalık programımızı anlattı. Daha önceden bizi ayırdıkları grupların burada da yarışa devam edeceğini ve bir gün öncesinden oyladığımız kişilerin de başkan olduğunu öğrendik.

Kapadokya gezimiz boyunca ayrıldığımız gruplara göre, takım arkadaşlarımızla bir dayanışma içerisindeyiz. Her grubun amacı en çok madalyonu kazanmak. Bu madalyonları kazanmak için belli görevleri yerine getirmemiz gerekiyor. Bu görevleri en iyi şekilde yerine getiren grup en çok madalyonu kazanmış olduğu için yarışı kazanmasında kolaylık sağlayacak.

Ertesi gün, Pazar, Kaymaklı Yeraltı Şehrine gittik. Burayla ilgili bir uyarıda bulunmamız gerekirse, astım hastası ve klostrofobik insanlar için uygun değildir. Bu şehirler ilk olarak Hititler döneminde yapılmıştır. Mimari yapılarına baktığımızda katlara ayrılmış olduklarını ve bu katları birbirine bağlamak için dar tüneller kullanıldığını görüyoruz. İlk katta etinden ve sütünden yararlanabilecekleri hayvanları bulunduruyorlardı. Bunun sebebi ise hayvan gübrelerinin kokusunun fazla olması ve düşman saldırıdığı sırada hayvanların bağırışları sayesinde kendilerini savunabilmeleridir. Son katta ise kral odası ve şarap mahzeni bulunmaktadır. Ara katlar ise onların şehir hayatına göre düzenlenmiştir. Şehrin bir bölümüne girmek için kırk üç metre aşağıya kadar indik. Bazı bölümler ise halka kapalıydı. Bize göre şehri gezmesi gayet eğlenceli ve bilgilendiriciydi.

Ondan sonra, yürümek ve manzarayı izlemek için Kapadokya’nın en güzel yerlerinden biri olan Bağlıdere Vadisi’nde dört kilometre yürüdük. Burada birçok peri bacası gördük. Rehberimizden aldığımız bilgilere göre burası milyonlarca yıl içinde erozyon sayesinde oluşmuştu. Maalesef gelecekte böyle bir yerin kalmayacağını öğrendik. Burada güvercinler için birçok yuva bulunuyordu. Bu vadi diğerlerine oranla daha düz bir vadidir. Bize soracak olursanız burası herkesin görmesi gereken bir yerdir. Bitişe kadar çok yorulduk ama buna kesinlikle değdi.

Kısacası Kapadokya’ya gelirseniz bahsettiğimiz yerleri ziyaret edebilirsiniz. Size çok şey katacağına eminiz. Önümüzdeki günlerde bizi neler beklediğini sabırsızlıkla bekliyoruz…”

Hazırlık D sınfıı adına…
Melis Aslanoğlu – A.Sarp Uzunoğlu – Ahmet Mansur Tural

daha fazla+
X