Kapat
Arama yapmak için en az bir kelime giriniz.
Başa dön

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü

Bir ulusun büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara davranışları ile ölçülür. Bir canlı yardıma ne kadar muhtaçsa, insanoğlu da onu, yine insanın zulmünden kurtarmakla o kadar yükümlüdür.

“Canlı ve toplum ilişkisini en iyi anlatan ve her bireyin vicdanında olması gereken düşünce bu olmalıdır bence. Fakat ne yazık ki, her doğru düşünce hayata olması gerektiği gibi geçirilemiyor. Özellikle ülkemizde, sayısız hayvan türünün evlerimizde, sokaklarımızda, çiftçimizin yanında, doğal ortamlarda, köylerde, kısacası yanı başımızda olmasına rağmen hala onlara gerekli ilgiyi, önemi ve saygıyı gösteremeyen, onları kendisinden aşağıda görmeye devam eden insanlar var. Çoğu insana göre hayvan; sadece etinden, sütünden, gücünden yararlanabildiği, kendisine maddi bir yarardan başka hiçbir şey sağlamayan ticari bir varlıktan ibaret. Durum o kadar vahim ki, halkımız en az ayda bir gittiği, camını tıklatıp tepki göstermesini beklediği hayvanları, çocuklarına sanki bir oyuncakmış gibi “satın” alıyor ve “büyüyünce” sokağa atmakta özgür olduğunu düşünüyor. Sokağa atılan hayvanlar ise belediye tarafından “toplanıyor” ve “bakılmak” üzere “barınak”lara götürülüyor. Burada yeni sahibine kavuşma umuduyla bekleyen hayvanlar telef olmaktan kurtulamıyor. Kısırlaştırılmak yerine zehirlemenin uygun görüldüğü hayvanlarımız, zehirlenmekten kurtulsalar bile otoyollarda, şehir trafiğinin içinde, yollarda umutsuzca yemek ya da biraz olsun sevgi ararken yine yaşamlarını kaybediyorlar.

Hayvan denilince akla sadece evcil hayvanlar gelmemeli. Kürkleri uğruna öldürülen ayılar, Uzak Doğu’da avlanılan foklar, yunuslar, balinalar; kozmetik için üzerlerinde deney yapılan maymunlar, fareler; sirklerde çeşitli işkencelere maruz kalarak eğlence sektöründe kullanılanlar ve bunun gibi türlü türlü, insanın sayarken bile tüylerinin diken diken olduğu örnekler var. İnsanların vicdanlarını biraz olsun yoklamalarını istiyorum. Hayvana sevgisi olmayanın, insana da sevgisi yoktur. Kendini savunmasız bir canlıdan üstün görüp ona canice işkenceler yapmak ise insanlığın tükendiği andır.

Dilerim ki ilerde bir gün, bütün insanlar geçmişe bakarak hayvanlara yapılan zulümden utanır, bunları yapan insan olamaz der ve hayvanların da hakları olduğunun bilincinde olur.”

Aleyna Öner L4 C

“Hayvan dostları ilk kez İngiltere’de 1822 yılında bir araya geldiler. Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve hayvanların daha iyi koşullarda beslenme ve korunmalarını sağlamak amacıyla Hayvanları Koruma Birliği’ni kurdular. Yurdumuzda Hayvanları Koruma Derneği 1908 yılında kuruldu. Aynı amaçlı dernekler birleşerek Hollanda’nın başkenti Lahey’de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu’nu oluşturdular. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.

Yabani ya da evcil ayrımı yapılmaksızın bütün hayvanların yaşama haklarının korunması için çalışmalı, el ele vererek, hayvanların hayat hakkına destek vermek ve sürdürülebilir bir çevre ve geleceği hep birlikte tesis edebilmeliyiz. Onlarla anlaşabilmenin tek yolu, onlara sevgimizi göstermektir. Bizden bekledikleri tek şeyin biraz sevgi ve karınlarını doyuracak kadar yiyecek ve biz bunların karşılığını onlardan fazlasıyla almaktayız. Onları deneylerde kullanıyor, ya da ’satın’ alıp daha sonra bakamayıp sokağa atıyoruz. Sokakta onca aç köpek dururken, yurtdışından binbir zorlukla ve eziyetle getirilen hayvanları satın alıyoruz. Hayvanları yaşam alanlarından men ettiğimiz gibi daha yavruyken annelerinden ayırıyor ve florasanlı bir küçük cam kutu içinde biz insanların huzuruna çıkarıyoruz, O küçücük yerde çektiği eziyeti düşünmeden sadece uzaktan bakarak onları seviyoruz ama hiç kendimizi onların yerine koymuyoruz, sormuyoruz o cam kutunun içinde, o sıcağın altında bir gün durabilir miyiz diye.
Onlar da bizim gibi bir canlı türü, onları istediğimiz gibi kontrol etmeye, deneylerle onların hayatlarına son vermeye, onlardan tek üstün yönümüz olan aklımızla hayatlarına karışmaya hakkımız yok.. İnsanın iki seçeneği var: ya onları korumak ya da onların sonunu hazırlamak. Bize sevgiyi, şefkati, merhameti öğreten bu varlıklara onların sonlarını hazırlayarak karşılık vermemeli, yaşam haklarına kavuşmaları için için çaba göstermeliyiz.”

Gizem Kazancı, L4 B

daha fazla+
X